Tahta bir sandık hepi topu… Evden giderken korunaklı olsun diye beni anlatan ufak tefek eşyalarımı dizdim özenle içine. İçindekileri belki şimdi sayamam ama cd ve kaplumbağalarım vardı. Bana bir şeye bir yere ait olduğumu hissettirirlerdi. Bıraktım giderken, nasılsa alırım bir gün dedim. O gün geldi nasıl huzurluydu içim sandığım geliyordu.
Kapının önüne bıraktılar. Yerden kaldırırken anladım ki içi boştu ve çok geçti… Sandığımı yukarı çıkarırken canım acıdı. Onu neden istediğimi kimse anlamamıştı. Sordum ona nerde içindekiler diye bilmem dedi. Ben onları istedim ama dedim. Bu boş sandık …
Anlamadı bile belki de … Umarım atmamıştır dedi.Kim neyi ne hakla atar.
Ne bilirde eller.
Ne anlarda siler.
Ben senin bana ait olmayan nikâh fotoğraflarını bile atmamışken ve hala albümünü kutuda saklarken…
Acınası acıları olanlarsınız…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder